Vizyon

Türkiye’nin doğusunda geçen çocukluk yıllarımda, tanığı olduğum sosyal adaletsizlik, sosyal, ekonomik ve eğitim alanlarındaki eşitsizlikten kaynaklanan ve insan onuruyla bağdaşmayan durum beni çok rahatsız etmişti. Çocuk yaşta edindiğim bu izlenimler daha sonraki politik yönlenmemde belirleyici olmuştur.

Çocukluğumdan bu yana tüm gücümle sosyal adalet ilkesi için uğraş vermeyi hedefledim. İnsanların sosyal statüleri, milliyetleri, etnik kökenleri, dini inançları veya renkleri nedeniyle dışlanmamaları ve insanın onuruyla bağdaşmayan uygulama görmemeleri için uğraş vermeye karar verdim. Bu vizyonum hiç değişmedi.

Sosyal adalet ve insan onuruna uygun yaşam ilkeleri doğrultusunda yeni vatanım olan Almanya’da ve dünyanın her yerinde elimden geldiğince katkıda bulunmaya çaba göstermekteyim.

Günümüzde sadece gelişmekte olan ülkelerde değil, gelişmiş toplumlarda da yoksulla zengin arasında gittikçe büyüyen bir uçurum oluşmaktadır. Almanya`da yıllardır varlıklı kesimlerin yararına yapılan altdan üste dağıtım politikaları, sosyal eşitsizliği büyük ölçüde tırmandırmaktadır. Almanya’da özellikle kültürel azınlıklar bu politikalar sonucu büyük haksızlığa uğrayanlar arasında yer almaktadırlar.

Almanya’da Anayasanın temelini oluşturan sosyal devlet sistemi ve sosyal adaleti oluşturma istemi, bazı politik güçler tarafından artık modası geçmiş fikirler olarak değerlendirilmektedir. Avrupa uygarlığının en önemli kazanımlarından biri olan Sosyal Devlet giderek yoğunlaşan saldırılara hedef olmaktadır ve ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyadır

Çocukluk yıllarımdaki etkileşimlerle oluşan sosyal adalet vizyonuma, günümüz Almanya ve Dünyasında da ne denli gereksinim olduğunu görüyorum.

Almanya’da kalıcılaşmış kültürel azınlıkların yasal, politik, sosyal ve kültürel alanlarda eşit haklarla ve eşit uygulama görerek yaşamaları için, 30 yılı aşkın bir süredir fahri olarak ve mesleğim gereği çalışmalarda bulunmaktayım. Bu çaba ve çalışmalarıma herzaman bu vizyonum ve temel anlayışım kaynak ve dürtü olmuştur.